English    Türkçe    فارسی   

5
1598-1607

  • پیش تو بس قدر دارد چشم تر  ** من چگونه گشتمی استیزه‌گر 
  • Sence yaşlı gözün pek değeri var. Artık ben, nasıl inat edebilirdim?
  • دعوت زاریست روزی پنج بار  ** بنده را که در نماز آ و بزار 
  • Kul, günde beş kere namaza gel, feryad et diye davet edilir.
  • نعره‌ی مذن که حیا عل فلاح  ** وآن فلاح این زاری است و اقتراح  1600
  • Müezzinin “Haydi felaha” demesi yok mu? O felah, bu ağlayış bu sızlanıştır.
  • آن که خواهی کز غمش خسته کنی  ** راه زاری بر دلش بسته کنی 
  • Sen kimi dertle hasta etmek istersen onun gönlüne ağlayış yolunu kapatırsın.
  • تا فرو آید بلا بی‌دافعی  ** چون نباشد از تضرع شافعی 
  • Bu suretle de defeden olmaz, bela gelip çatar. Çünkü sızlanma şefaatçısı bulunmaz.
  • وانک خواهی کز بلااش وا خری  ** جان او را در تضرع آوری 
  • Birisini beladan kurtarmak istersen gönlüne sızlanmayı getirirsin.
  • گفته‌ای اندر نبی که آن امتان  ** که بریشان آمد آن قهر گران 
  • Kuran’da şiddetli azaba uğrayan ümmetler hakkında dedin ki:
  • چون تضرع می‌نکردند آن نفس  ** تا بلا زیشان بگشتی باز پس  1605
  • O anda ağlayıp sızlanmadılar ki bela onlardan dönüp savuşsun.
  • لیک دلهاشان چون قاسی گشته بود  ** آن گنههاشان عبادت می‌نمود 
  • Gönülleri katı olduğundan suçları kendilerine ibadet görünüyordu.
  • تا نداند خویش را مجرم عنید  ** آب از چشمش کجا داند دوید 
  • İnatçı kendisini suçlu bilmedikçe nasıl olur da gözleri yaşarır ağlar?
  • قصه‌ی قوم یونس علیه‌السلام بیان و برهان آنست کی تضرع و زاری دافع بلای آسمانیست و حق تعالی فاعل مختارست پس تضرع و تعظیم پیش او مفید باشد و فلاسفه گویند فاعل به طبع است و بعلت نه مختار پر تضرع طبع را نگرداند 
  • Ağlayıp sızlamanın, gökyüzünden gelen belayı defettiğine Yunus aleyhisselam'ın hikayesi deleldir. Ulu Tanrı,dilediği gibi iş görür, şu halde sızlanma ve onu ululama, insana fayda verir. Filozoflarsa Tanrı, tabiata ve sebebe göre işi görür, dilediği gibi değil. Onun için de sızlanış, tabiatı değiştiremez derler.