English    Türkçe    فارسی   

1
2903-2912

  • Aklı erkek bil. Kadın da bu nefis ve tabiattır. Bu ikisi zulmete mensup ve münkirdirler; akıl ise ışıktır
  • عقل را شو دان و زن را نفس و طمع ** این دو ظلمانی و منکر عقل شمع‌‌
  • Şimdi dinle, asıl inkâr neden meydana geldi, Şundan: küllün çeşit çeşit cüzileri vardır.
  • بشنو اکنون اصل انکار از چه خاست ** ز آن که کل را گونه گونه جزوهاست‌‌
  • Bu küllün cüz’ü, cüzülerin külle nispeti gibi değildir (terkip kabul etmez); gülün cüz’ü olan gül kokusu gibi de değildir.(cüzülenmez. Bu cüz ve kül itibaridir). 2905
  • جزو کل نی جزوها نسبت به کل ** نی چو بوی گل که باشد جزو گل‌‌
  • Yeşilliğin letafeti güldeki güldeki letafetin (itibari olarak) cüz’ü olduğu gibi kumrunun sesi de (yine itibari olarak) bülbül nağmesinin bir cüz’üdür.
  • لطف سبزه جزو لطف گل بود ** بانگ قمری جزو آن بلبل بود
  • Eğer bu husustaki müşkül şeyleri anlatmaya, onlara cevap vermeye koyulsam susamışlara ne vakit su vereceğim?
  • گر شوم مشغول اشکال و جواب ** تشنگان را کی توانم داد آب‌‌
  • Eğer sen, burada müşkül vaziyete düştüysen sabret. Sabır, gamdan kurtulmak için anahtardır.
  • گر تو اشکالی به کلی و حرج ** صبر کن الصبر مفتاح الفرج‌‌
  • Sakın, endişelerden sakın! Fikir aslan ve yaban eşeğidir, gönüller de ormanlıklar.
  • احتما کن احتما ز اندیشه‌‌ها ** فکر شیر و گور و دلها بیشه‌‌ها
  • Perhizler, ilâçların başıdır. Çünkü kaşınma, uyuzluğu arttırır. 2910
  • احتماها بر دواها سرور است ** ز آن که خاریدن فزونی گر است‌‌
  • Perhiz, şüphe yok ki ilâcın aslıdır. Düşüncelerden perhiz et de can kuvvetini gör!
  • احتما اصل دوا آمد یقین ** احتما کن قوت جان را ببین‌‌
  • Sen, kulak gibi bu sözlere kabiliyet kazan da sana altından küpe takayım.
  • قابل این گفته‌‌ها شو گوش‌‌وار ** تا که از زر سازمت من گوشوار