English    Türkçe    فارسی   

1
3568-3577

  • Musa’nın elindeki sopa nasıl Musa’ya tâbi ise el, ayak da apaçık gönlün emrine tâbidir.
  • دست و پا در امر دل اندر ملا ** همچو اندر دست موسی آن عصا
  • Gönül isterse ayak, raksa girer, yahut yavaş yürürken hızlı yürümeye başlar.
  • دل بخواهد پا در آید زو به رقص ** یا گریزد سوی افزونی ز نقص‌‌
  • Gönül isterse el, parmaklarla hesaba girişir, yahut kitap yazar. 3570
  • دل بخواهد دست آید در حساب ** با اصابع تا نویسد او کتاب‌‌
  • El, gizli bir elin hükmündedir. O gizli el içerdedir, dışarıya teni dikmiş, kendisine onu vekil etmiştir.
  • دست در دست نهانی مانده است ** او درون تن را برون بنشانده است‌‌
  • Gönül dilerse el, düşmana bir ejderha kesilir. Gönül dilerse sevgiliye yardımcı olur.
  • گر بخواهد بر عدو ماری شود ** ور بخواهد بر ولی یاری شود
  • Gönül dilerse el, yemek için kepçedir, on batmanlık gürz.
  • ور بخواهد کفچه‌‌ای در خوردنی ** ور بخواهد همچو گرز ده منی‌‌
  • Acaba gönül, bunlara ne söylüyor ki? Bu ne şaşılacak vuslat, bu ne gizli sebep!
  • دل چه می‌‌گوید بدیشان ای عجب ** طرفه وصلت طرفه پنهانی سبب‌‌
  • Gönül, acaba Süleyman Mührünü mü ele geçirdi ki bu beş duygunun yollarını istediği gibi işaret etmekte! 3575
  • دل مگر مهر سلیمان یافته ست ** که مهار پنج حس بر تافته ست‌‌
  • Beş zahirî duygu dışarıda kolayca onun mahkûmu olmuş, beş bâtınî duyguda içeride onun memuru...
  • پنج حسی از برون میسور او ** پنج حسی از درون مأمور او
  • On duygu bunlardan başka yedi endam... Daha da dille söylenmeyecek kadar çok kuvvetler... Gayri sen say.
  • ده حس است و هفت اندام و دگر ** آن چه اندر گفت ناید می‌‌شمر