English    Türkçe    فارسی   

2
2001-2010

  • Sırrını söyleyince gönlünün güzel sesi, sesini güzelleştirdi, sesindeki çirkinlik gitti.
  • کرد نیکو چون بگفت او راز را ** لطف آواز دلش آواز را
  • Fakat birisinin gönül sesi de çirkin olursa o adamda üç ebedî körlük vardır.
  • و انکه آواز دلش هم بد بود ** آن سه کوری دوری سرمد بود
  • Fakat sebepsiz illetsiz hacetleri reva edenler, olabilir ki onun çirkin başına bir el korlar.
  • لیک وهابان که بی‏علت دهند ** بو که دستی بر سر زشتش نهند
  • O dilencinin sesi hoş ve acınacak hale gelince taş yüreklilerin yüreği bile muma döndü.
  • چون که آوازش خوش و مظلوم شد ** زو دل سنگین دلان چون موم شد
  • Kâfirin sesi çirkin olduğundan icabete eş olamaz. 2005
  • ناله‏ی کافر چو زشت است و شهیق ** ز آن نمی‏گردد اجابت را رفیق‏
  • “Susun” emri, kötü ses hakkındadır. Çünkü o ses, halkın kanından köpek gibi sarhoş olmuştur.
  • اخسؤا بر زشت آواز آمده ست ** کاو ز خون خلق چون سگ بود مست‏
  • Ayının feryadı bile acındıracak bir ses olur da senin feryadın olmazsa bu çok kötü bir şeydir!
  • چون که ناله‏ی خرس رحمت کش بود ** ناله‏ات نبود چنین ناخوش بود
  • Bil ki sen Yusuf’a kurtluk etmişsin yahut bir suçsuzun kanını içmişsin.
  • دان که با یوسف تو گرگی کرده‏ای ** یا ز خون بی‏گناهی خورده‏ای‏
  • Tövbe et içtiğini kus. Eğer yara eskidiyse yürü, dağla!
  • توبه کن و ز خورده استفراغ کن ** ور جراحت کهنه شد رو داغ کن‏
  • Ayıyla, onun vefakârlığına güvenen ahmağın hikâyesi
  • تتمه‏ی حکایت خرس و آن ابله که بر وفای او اعتماد کرده بود
  • Ayı, ejderhadan kurtulup o babayiğit erden o keremi görünce, 2010
  • خرس هم از اژدها چون وارهید ** و آن کرم ز آن مرد مردانه بدید