English    Türkçe    فارسی   

2
3047-3056

  • O köyün eşrafından iki kişi yakalayıp birini öldürmeye niyet ettiler.
  • دو کس از اعیان آن ده یافتند ** در هلاک آن یکی بشتافتند
  • Öldürmek üzere elini bağladıkları zaman dedi ki: “Padişahlar, yüce erler.
  • دست بستندش که قربانش کنند ** گفت ای شاهان و ارکان بلند
  • Niye benim kanıma kastediyorsunuz. Neden benim kanıma susadınız?
  • در چه مرگم چرا می‏افگنید ** از چه آخر تشنه‏ی خون منید
  • Öldürülmemde ki maksat, garaz ne? Görüyorsunuz ya, gördüğünüz gibi yoksulum, çırçıplak bir adamım” 3050
  • چیست حکمت چه غرض در کشتنم ** چون چنین درویشم و عریان تنم‏
  • Oğuzların biri “ Arkadaşın korksun, ürksün de altınları çıkarsın diye öldürüyoruz” dedi.
  • گفت تا هیبت بر این یارت زند ** تا بترسد او و زر پیدا کند
  • Adam “O benden yoksul” deyince Oğuz, “Haber verdiler onun altını var” dedi.
  • گفت آخر او ز من مسکین‏تر است ** گفت قاصد کرده است او را زر است‏
  • Adam dedi ki: “Mademki bizim ikimizden bir şey umuyorsunuz,
  • گفت چون وهم است ما هر دو یک‏ایم ** در مقام احتمال و در شک‏ایم‏
  • Evvelâ onu öldürün de ben korkayım, altınların yerini göstereyim!”
  • خود و را بکشید اول ای شهان ** تا بترسم من دهم زر را نشان‏
  • Şimdi sen de Allah’ın keremine bak ki biz âhir zamanda geldik. 3055
  • پس کرمهای الهی بین که ما ** آمدیم آخر زمان در انتها
  • Zamanlardan sonuncusu, ilk devirlerden daha üstündür. Hadiste “ Ahirûnes Sâbikun” denmektedir.
  • آخرین قرنها پیش از قرون ** در حدیث است آخرون السابقون‏