English    Türkçe    فارسی   

2
776-785

  • Birisi, kızgınlıkla anasına hançerleyerek, döverek öldürdü.
  • آن یکی از خشم مادر را بکشت ** هم به زخم خنجر و هم زخم مشت‏
  • Biri ona “ Huyunun kötülüğü yüzünden ana hakkını gözetmedin.
  • آن یکی گفتش که از بد گوهری ** یاد ناوردی تو حق مادری‏
  • Çirkin herif, ananı neden öldürdün! Niye söylemiyorsun, o sana ne yaptı ki?” dedi.
  • هی تو مادر را چرا کشتی بگو ** او چه کرد آخر بگو ای زشت خو
  • Adam “ Çok ayıp bir iş işledi, bende onu öldürdüm. Ayıbını toprak örtsün” diye cevap verdi.
  • گفت کاری کرد کان عار وی است ** کشتمش کان خاک ستار وی است‏
  • Kınayan “Be adam, ananı öldüreceğine o kişiyi öldürseydin” deyince dedi ki: “Her gün başka birisini mi öldüreyim? 780
  • گفت آن کس را بکش ای محتشم ** گفت پس هر روز مردی را کشم‏
  • Onu öldürdüm, halkın kanına girmekten kurtuldum; halkın boğazını keseceğime onu boğazladım, bu daha iyi!”
  • کشتم او را رستم از خونهای خلق ** نای او برم به است از نای خلق‏
  • O kötü huylu ana, fesadı her tarafta zahir olan nefsindir.
  • نفس تست آن مادر بد خاصیت ** که فساد اوست در هر ناحیت‏
  • Her an onun için bir azize kastedip duruyorsun; kendine gel, onu öldür!
  • هین بکش او را که بهر آن دنی ** هر دمی قصد عزیزی می‏کنی‏
  • Onun yüzünden bu güzel dünya sana dar geliyor. Onun yüzünden Allah ile de savaşıyorsun, halkla da.
  • از وی این دنیای خوش بر تست تنگ ** از پی او با حق و با خلق جنگ‏
  • Nefsini öldürürsen özür serdetmeden kurtulursun, ülkede hiçbir düşmanın olmaz. 785
  • نفس کشتی باز رستی ز اعتذار ** کس ترا دشمن نماند در دیار