English    Türkçe    فارسی   

3
1318-1327

  • Şimdiye kadar inat etmedin ama bu zaman, nazik bir zaman. Bu kapıda kimin nazı geçer ki?
  • تا کنون کردی واین دم نازکیست ** اندرین درگاه گیرا ناز کیست
  • O, ezelde “Doğmadı da, doğurmaz da” hakikatine mahzardır. Allah’ın ne babası var, ne oğlu, ne amcası!
  • لم یلد لم یولدست او از قدم ** نه پدر دارد نه فرزند و نه عم
  • Oğulların nazını nerden çekecek, babaların niyazını nerden duyacak? 1320
  • ناز فرزندان کجا خواهد کشید ** ناز بابایان کجا خواهد شنید
  • “Ey ihtiyar, ben doğmadım, bana az nazlan… Ey genç, ben baba değilim, öyle pek salınma!
  • نیستم مولود پیراکم بناز ** نیستم والد جوانا کم گراز
  • Ben koca değilim, şehvetim de yok… Hanım nazı bırak.
  • نیستم شوهر نیم من شهوتی ** ناز را بگذار اینجا ای ستی
  • Bu hususta kulluktan, ihtiyaçtan, zaruretten başka hiçbir şeyin itibarı yok” demekte,
  • جز خضوع و بندگی و اضطرار ** اندرین حضرت ندارد اعتبار
  • Dedi ama Kenan: “Baba, yıllardır bu sözleri söylemektesin, yine de söylüyorum… Cahil misin ne?
  • گفت بابا سالها این گفته‌ای ** باز می‌گویی بجهل آشفته‌ای
  • Bu sözleri herkese ne kadar söyledin de nice soğuk cevaplar aldın, kötü sözler duydun. 1325
  • چند ازینها گفته‌ای با هرکسی ** تا جواب سرد بشنودی بسی
  • Bu soğuk sözlerin kulağıma bile girmedi, şimdi mi girecek? Artık ben bilgi sahibiyim, büyüdüm” diye cevap verdi.
  • این دم سرد تو در گوشم نرفت ** خاصه اکنون که شدم دانا و زفت
  • Nuh, “A yavrum, bir kerecik olsun babanın öğüdünü tutsan ne olur?” dedi.
  • گفت بابا چه زیان دارد اگر ** بشنوی یکبار تو پند پدر