English    Türkçe    فارسی   

3
1567-1576

  • Karısı, “Hayır ola, erken geldin. Allah esirgesin, başına kötü bir şey gelmesin de” dedi.
  • گفت زن خیرست چون زود آمدی ** که مبادا ذات نیکت را بدی
  • Hoca dedi ki. “Kör müsün sen? Bir benzime, bir halime baksana. Yabancıların bile derdimle dertleniyor, feryada geliyor.
  • گفت کوری رنگ و حال من ببین ** از غمم بیگانگان اندر حنین
  • Sen evimin içinde olduğun halde bana düşmanlığından, bana karşı münafıklıkta bulunduğundan yanıp yakıldığımı, görmüyorsun bile”
  • تو درون خانه از بغض و نفاق ** می‌نبینی حال من در احتراق
  • Kadın, “A hocam, senin bir şeyin yok. Bu endişen manasız ve saçma bir vehimden ibaret” dediyse de, 1570
  • گفت زن ای خواجه عیبی نیستت ** وهم و ظن لاش بی معنیستت
  • “A kahpe inat mı ediyorsun? Halimde ki kırgınlığı, tir tir titrediğimi görmüyor musun?
  • گفتش ای غر تو هنوزی در لجاج ** می‌نبینی این تغیر و ارتجاج
  • Körsen benim ne cürmüm var? Ben kendi derdime düştüm, bu gussadan perişan bir haldeyim zaten” dedi.
  • گر تو کور و کر شدی ما را چه جرم ** ما درین رنجیم و در اندوه و گرم
  • Kadın “ Hocam, ayna getireyim de bak… Benim bir suçum var mı, yalan söylüyor muyum, anla” dediyse de hoca,
  • گفت ای خواجه بیارم آینه ** تا بدانی که ندارم من گنه
  • “Git, aynan da batsın, sen de bat. Zaten daima bana buğzetmede, daima bana kin gütmede, benimle inat edip durmadasın sen.
  • گفت رو مه تو رهی مه آینت ** دایما در بغض و کینی و عنت
  • Yatağı yay, yorganı getir… Ben yatayım hele… Başım ağırlaştı” dedi. 1575
  • جامه‌ی خواب مرا زو گستران ** تا بخسپم که سر من شد گران
  • Kadın biraz duraklayınca “Hadi behey düşman senin lâyığın bu laf, durmasana” diye bağırmaya başladı.
  • زن توقف کرد مردش بانگ زد ** کای عدو زوتر ترا این می‌سزد
  • Hocanın, vehminden yatağa, yorgana düşmesi ve hastayım diye vehimlenerek inlemeye başlaması
  • در جامه‌ی خواب افتادن استاد و نالیدن او از وهم رنجوری