English    Türkçe    فارسی   

4
1446-1455

  • Şahı, beydak hanesine kor... Ahmak, ihsanda bulundu mu ihsanı, buna benzer işte!
  • شاه را در خانه‌ی بیذق نهد ** این چنین باشد عطا که احمق دهد
  • Hüküm, bir sapığın eline geçti mi onu mevki sanır ama hakikatte kuyuya düşmüş demektir!
  • حکم چون در دست گمراهی فتاد ** جاه پندارید در چاهی فتاد
  • Yol bilmez, kılavuzluk etmeye kalkışır... Kötü ruhu, cihanı yakar, yandırır!
  • راه نمی‌داند قلاووزی کند ** جان زشت او جهان‌سوزی کند
  • Yokluk yolunun çocuğu, pirlik etmeye girişirse ardına düşenler, devletsizlik gulyabanisine çatarlar!
  • طفل راه فقر چون پیری گرفت ** پی‌روان را غول ادباری گرفت
  • Gel de sana ayı göstereyim der ama o nursuz pirsiz, ayı hiç görmemiştir ki! 1450
  • که بیا تا ماه بنمایم ترا ** ماه را هرگز ندید آن بی‌صفا
  • Ömrümde ayın aksini suda bile görmemişken nasıl olurda gösterebilirsin a hamhalat, a bön!
  • چون نمایی چون ندیدستی به عمر ** عکس مه در آب هم ای خام غمر
  • Ahmaklar baş oldular da akıllılar başlarını kilime çektiler!
  • احمقان سرور شدستند و ز بیم ** عاقلان سرها کشیده در گلیم
  • Yâ eyyühel Müzemmil’in tefsiri
  • تفسیر یا ایها المزمل
  • Peygambere bu yüzden “Ey kilime bürünen, ey ürküp kaçan, kilimden çık!
  • خواند مزمل نبی را زین سبب ** که برون آ از گلیم ای بوالهرب
  • Kilime baş çekme, yüzünü örtme... Çünkü âlem şaşkın bir beden, sense bu âleme akılsın!
  • سر مکش اندر گلیم و رو مپوش ** که جهان جسمیست سرگردان تو هوش
  • Kendine gel de dâvaya kalkışanlardan arlanıp gizlenme... Çünkü sende vahiy mumunun nurları var! 1455
  • هین مشو پنهان ز ننگ مدعی ** که تو داری شمع وحی شعشعی