English    Türkçe    فارسی   

4
3091-3100

  • Sevinçten ölecekti âdeta... canı ile bedeni sanki ölümle dirim arasında tomruğa vurulmuştu!
  • که ز شادی خواست هم فانی شدن ** بس مطوق آمد این جان و بدن
  • Bu ışık gam soluğu ile de söner, neşe soluğu ile de... işte sana bir alay, işte sana bir eğlence!
  • از دم غم می‌بمیرد این چراغ ** وز دم شادی بمیرد اینت لاغ
  • O, bu iki ölüm arasında diridir... bu tomruğa vurulmuş olduğu halde gülünecek bir şey!
  • در میان این دو مرگ او زنده است ** این مطوق شکل جای خنده است
  • Padişah kendi kendine dedi ki: bu neşeye sebep, o gamdı; Tanrı sebep ihsan etti, sevindim.
  • شاه با خود گفت شادی را سبب ** آنچنان غم بود از تسبیب رب
  • Ne şaşılacak şey! Bir hadise bir yönden ölüm, öbür yönden dirim ve sevinç. 3095
  • ای عجب یک چیز از یک روی مرگ ** وان ز یک روی دگر احیا و برگ
  • Şu bir yönden tatlıdır, zevk vericidir. Diğer bir yönden de öldürücü, azap vericidir.
  • آن یکی نسبت بدان حالت هلاک ** باز هم آن سوی دیگر امتساک
  • Ten sevinci dünyaya mensup olana göre yücelik... fakat ahiret gününe göre noksan ve zeval!
  • شادی تن سوی دنیاوی کمال ** سوی روز عاقبت نقص و زوال
  • Düş yorucu rüyada gülmeyi ağlamaya, hayıflamaya, kederlenmeye yorar.
  • خنده را در خواب هم تعبیر خوان ** گریه گوید با دریغ و اندهان
  • Ağlamayı da sevince, feraha verir ey şen, esen kişi!
  • گریه را در خواب شادی و فرح ** هست در تعبیر ای صاحب مرح
  • Padişah, bu gam geçti gitti ama can, bu çeşit şeylerden kötü şüphelere düşer diye düşünceye daldı. 3100
  • شاه اندیشید کین غم خود گذشت ** لیک جان از جنس این بدظن گشت