English    Türkçe    فارسی   

4
3527-3536

  • Görürsün ki rahmet Musa'sı gelmiş... kan gibi görünen Nil, onun yüzünden su olmuş!
  • موسی رحمت ببینی آمده ** نیل خون بینی ازو آبی شده
  • İçten ipin ucunu bırakmazsan zevk Nil'in hiç kan kesilmez.
  • چون سر رشته نگه داری درون ** نیل ذوق تو نگردد هیچ خون
  • Ben, iman edeyim de bu kan tufanından bir su içeyim diyordum.
  • من گمان بردم که ایمان آورم ** تا ازین طوفان خون آبی خورم
  • Ben ne bilirdim ki Allah beni değiştirecek, gönlümü başka bir hale koyacak da beni Nil yapacak! 3530
  • من چه دانستم که تبدیلی کند ** در نهاد من مرا نیلی کند
  • Başkalarının gözünde eskisi gibiyim ama benim gözüme akıp duran bir Nil görünmede!
  • سوی چشم خود یکی نیلم روان ** برقرارم پیش چشم دیگران
  • Nitekim bu âlem de Peygamberin gözüne tespihe gark olmuş görünmede... bize göreyse aptalca durup duruyor.
  • هم‌چنانک این جهان پیش نبی ** غرق تسبیحست و پیش ما غبی
  • Onun gözüne bu âlem aşk ve ihsanla dolmuş görünüyor; başkasının gözüne ise ölü ve cansız.
  • پیش چشمش این جهان پر عشق و داد ** پیش چشم دیگران مرده و جماد
  • Yukarı olsun, aşağı olsun onca her yer, hızlı hızlı yürümede... o, taştan topraktan nükteler duymada!
  • پست و بالا پیش چشمش تیزرو ** از کلوخ و خشت او نکته شنو
  • Halbuki halka bunların hepsi kapalı... her şey ölü görünmede... ben, bundan daha ziyade şaşılacak bir perde görmedim. 3535
  • با عوام این جمله بسته و مرده‌ای ** زین عجب‌تر من ندیدم پرده‌ای
  • Bütün mezarlar bizce bir. Fakat velilerin gözünde kimisi cennet bahçesi, kimisi cehennem çukuru!
  • گورها یکسان به پیش چشم ما ** روضه و حفره به چشم اولیا