English    Türkçe    فارسی   

4
528-537

  • Melekler, bana secde ettiler... Âdem, benim ardımdan yürüdü, yedinci kat göğün üstüne çıktı!
  • کز برای من بدش سجده‌ی ملک ** وز پی من رفت بر هفتم فلک
  • Hakikatte babam, benden doğdu... Ağaç, meyveden vücut buldu.
  • پس ز من زایید در معنی پدر ** پس ز میوه زاد در معنی شجر
  • İlk düşünce, iş âleminde son olarak zuhur etti. Hele vasfa mazhar olan düşünce! 530
  • اول فکر آخر آمد در عمل ** خاصه فکری کو بود وصف ازل
  • Hâsılı bir an içinde gökten nice kervanlar gelmekte, göğe nice kervanlar gitmektedir!
  • حاصل اندر یک زمان از آسمان ** می‌رود می‌آید ایدر کاروان
  • Bu yol, bu kervana uzun gelmez... Ova, üstün gelen kişiye geniş gelir mi hiç?
  • نیست بر این کاروان این ره دراز ** کی مفازه زفت آید با مفاز
  • Gönül, her an Kâbe’ye gitmekte... Benden de Allah lütfuyla gönlün tabiatına bürünmekte!
  • دل به کعبه می‌رود در هر زمان ** جسم طبع دل بگیرد ز امتنان
  • Bu uzunluk, kısalık, bedene göredir... Allah’ın bulunduğu yerde uzunun, kısanın lâfı mı olur ?
  • این دراز و کوتهی مر جسم راست ** چه دراز و کوته آنجا که خداست
  • Allah, cismi tebdil etti mi gayrı fersaha bile bakmadan yürür gider! 535
  • چون خدا مر جسم را تبدیل کرد ** رفتنش بی‌فرسخ و بی‌میل کرد
  • Ey yiğit lâfı bırak gayrı! Şimdi yüzlerce ümit var, hemen adım ata gör!
  • صد امیدست این زمان بردار گام ** عاشقانه ای فتی خل الکلام
  • Gözünü bir yumdun mu bakarsın ki gemide oturmuşsun, uyuyorsun... Öyle olduğu halde yol almadasın!
  • گرچه پله‌ی چشم بر هم می‌زنی ** در سفینه خفته‌ای ره می‌کنی
  • ”Ümmetim, Nuh gemisine benzer... O gemiye giren kurtuldu, girmeyen boğuldu gitti” hadisinin tefsiri
  • تفسیر این حدیث کی مثل امتی کمثل سفینة نوح من تمسک بها نجا و من تخلف عنها غرق