English    Türkçe    فارسی   

5
1634-1643

  • Tanrı çocukları beslemek, yetiştirmek için sütü verdi, her kadının göğsünü bu süt ırmağına kaynak yaptı.
  • شیر داد و پرورش اطفال را  ** چشمه کرده سینه‌ی هر زال را 
  • Şarap ırmağını, gamı defetmek, düşünceyi gidermek ve insana kuvvet ve cesaret vermek için üzümden akıttı. 1635
  • خمر دفع غصه و اندیشه را  ** چشمه کرده از عنب در اجترا 
  • Bal ırmağına da arının için kaynak etti, o ırmağı bedendeki hastalıkları gidermek için akıttı.
  • انگبین داروی تن رنجور را  ** چشمه کرده باطن زنبور را 
  • Suyu da temizlenmek ve içip kanmak için herkese ihsan etti.
  • آب دادی عام اصل و فرع را  ** از برای طهر و بهر کرع را 
  • Bu suretle de bunları görüp asıllarını izlemeni diledi. Fakat ey herzevekil, sen bunlara kani oluverdin.
  • تا ازینها پی بری سوی اصول  ** تو برین قانع شدی ای بوالفضول 
  • Şimdi toprağın başından geçenleri dinle. Bak, o kudret sahibi İsrafil’e ne efsunlar okuyor.
  • بشنو اکنون ماجرای خاک را  ** که چه می‌گوید فسون محراک را 
  • İsrafil’e karşı suratını ekşitti, yüzlerce şekilde yalvarıp yakardı. 1640
  • پیش اسرافیل‌گشته او عبوس  ** می‌کند صد گونه شکل و چاپلوس 
  • Ululuk ıssı pak Tanrı hakkı için dedi, bana bu kahrı helal görme.
  • که بحق ذات پاک ذوالجلال  ** که مدار این قهر را بر من حلال 
  • Ben bu işten bir koku alıyorum, kafama bir kötü şüphedir girdi.
  • من ازین تقلیب بویی می‌برم  ** بدگمانی می‌دود اندر سرم 
  • Sen rahmet meleğisin, merhamet edersin. Çünkü hama kuşu, hiçbir kuşu incitmez.
  • تو فرشته‌ی رحمتی رحمت نما  ** زانک مرغی را نیازارد هما