English    Türkçe    فارسی   

5
1787-1796

  • Bizim uykumuz ve uyanmamız, ölümle mahşere iki tanıktır.
  • هست ما را خواب و بیداری ما  ** بر نشان مرگ و محشر دو گوا 
  • Küçük haşir büyük hasrı gösterir; küçük ölüm, büyük ölümü aydınlatır.
  • حشر اصغر حشر اکبر را نمود  ** مرگ اصغر مرگ اکبر را زدود 
  • Fakat bu defter, hayalidir, gizlidir. Büyük haşirde o defter meydana çıkar.
  • لیک این نامه خیالست و نهان  ** وآن شود در حشر اکبر بس عیان 
  • Bu hayal, burada gizlidir, eseri görünür. Fakat bu hayal, orada suretlere bürünür. 1790
  • این خیال اینجا نهان پیدا اثر  ** زین خیال آنجا برویاند صور 
  • Mühendise bak yere tohum eker gibi gönlüne bir ev yapma hayali kor.
  • در مهندس بین خیال خانه‌ای  ** در دلش چون در زمینی دانه‌ای 
  • O hayal, dışarıda zahir olur, adeta yerden tohum biter gibi.
  • آن خیال از اندرون آید برون  ** چون زمین که زاید از تخم درون 
  • Gönülde yurt tutan her hayal, mahşer gününde bir surete bürünecektir.
  • هر خیالی کو کند در دل وطن  ** روز محشر صورتی خواهد شدن 
  • Mühendisin gönlünde kurduğu hayali, tohum bitirme kabiliyetindeki bir yere ekilmiş, orada bitmiş mahsul tut.
  • چون خیال آن مهندس در ضمیر  ** چون نبات اندر زمین دانه‌گیر 
  • Bu iki mahşeri hulâsa etmeden maksadım bir kısastır, inananların bundan hisse almasıdır. 1795
  • مخلصم زین هر دو محشر قصه‌ایست  ** مومنان را در بیانش حصه‌ایست
  • Kıyamet gününün güneşi doğdu mu çirkin, güzel herkes yerden derhal kalkar.
  • چون بر آید آفتاب رستخیز  ** بر جهند از خاک زشت و خوب تیز