English    Türkçe    فارسی   

5
3720-3729

  • Kızına dedi ki: Kendini kocandan koru, sakın gebe kalma. 3720
  • گفت دختر را کزین داماد نو  ** خویشتن پرهیز کن حامل مشو 
  • Ne yapayım? Bu yoksula seni vermek zorunda kaldım. Bu adamı garip say, garipte vefa olmaz.
  • کز ضرورت بود عقد این گدا  ** این غریب‌اشمار را نبود وفا 
  • Ansızın her şeyi bırakır, kaçıp gider. Çocuğu, başına dert olur kalır.
  • ناگهان به جهد کند ترک همه  ** بر تو طفل او بماند مظلمه 
  • Kız dedi ki: Babacığım, dediğini tutarım, öğüdün pek doğru, kabulüm.
  • گفت دختر کای پدر خدمت کنم  ** هست پندت دل‌پذیر و مغتنم 
  • Babası, her iki üç günde bir kere kızına aman ha sakın diye öğüt veriyordu.
  • هر دو روزی هر سه روزی آن پدر  ** دختر خود را بفرمودی حذر 
  • Derken kız, birdenbire gebe kalıverdi; ikisi de gençti. 3725
  • حامله شد ناگهان دختر ازو  ** چون بود هر دو جوان خاتون و شو 
  • Kız, bunu babasından gizledi. Çocuk, karnında beş, yahut altı aylık oldu.
  • از پدر او را خفی می‌داشتش  ** پنج ماهه گشت کودک یا که شش 
  • Artık iyiden iyiye belli oldu. Babası dedi ki: Bu ne? Ben sana ondan kendini koru demedim mi?
  • گشت پیدا گفت بابا چیست این  ** من نگفتم که ازو دوری گزین 
  • Öğütlerim, yelmiydi ki hiç sana tesir etmedi?
  • این وصیتهای من خود باد بود  ** که نکردت پند و وعظم هیچ سود 
  • Kız, baba dedi, nasıl tahammül edeyim? Erkekle kadın, şüphe yok ki ateşle pamuk.
  • گفت بابا چون کنم پرهیز من  ** آتش و پنبه‌ست بی‌شک مرد و زن