English    Türkçe    فارسی   

5
4220-4229

  • Ölümü içenler, onun aşkiyle dirildiler; gönüllerini candan da çekmişlerdir, abıhayattan da. 4220
  • مرگ آشامان ز عشقش زنده‌اند  ** دل ز جان و آب جان بر کنده‌اند 
  • Aşkının suyu mademki bize el verdi, abıhayatını bizce hiçbir değeri yok artık
  • آب عشق تو چو ما را دست داد  ** آب حیوان شد به پیش ما کساد 
  • Her can, abıhayattan diridir. Fakat abıhayatın suyu da sensin.
  • ز آب حیوان هست هر جان را نوی  ** لیک آب آب حیوانی توی 
  • Her an bana bir ölüm, bir haşir verdin de o keremin neler yaptığını gördüm.
  • هر دمی مرگی و حشری دادیم  ** تا بدیدم دست برد آن کرم 
  • Senin yeniden dirilteceğine güvenim var; o yüzden bu ölüm, bana uyku gibi görünmede ey Tanrı.
  • هم‌چو خفتن گشت این مردن مرا  ** ز اعتماد بعث کردن ای خدا 
  • Her an yedi denize de serap olsa ey suyun suyu, sen onu kulağından tutar, getirirsin. 4225
  • هفت دریا هر دم ار گردد سراب  ** گوش گیری آوریش ای آب آب 
  • Akıl, ecelden titrer durur, halbuki aşk, neşe içindedir. Taş, toprak parçası gibi yağmurdan korkar mı hiç?
  • عقل لرزان از اجل وان عشق شوخ  ** سنگ کی ترسد ز باران چون کلوخ 
  • Bu cilt, Mesnevi'nin beşinci cildidir. Can göğünün burçlarındaki yıldızlara benzer.
  • از صحاف مثنوی این پنجمست  ** بر بروج چرخ جان چون انجمست 
  • Yıldızları tanıyan gemiciden başkasının duyguları, yıldızla yol bulamaz.
  • ره نیابد از ستاره هر حواس  ** جز که کشتیبان استاره‌شناس 
  • Başkaları, yıldızları ancak seyrederler, ne kutlularından haberleri vardır, ne kırandan.
  • جز نظاره نیست قسم دیگران  ** از سعودش غافلند و از قران