English    Türkçe    فارسی   

6
1361-1370

  • Sona bak da yokları var gör, varları, duyguyla duyulan aşağılık bir şey bul.
  • تا عدمها ار ببینی جمله هست  ** هستها را بنگری محسوس پست 
  • Bâri şunu gör:Akıllı olan herkes gece gündüz yoku aramadadır.
  • این ببین باری که هر کش عقل هست  ** روز و شب در جست و جوی نیستست 
  • Yoksulluğa düşüp de cömertliği kim aramaz, dükkânlarda bir kâr elde etmeyi kim istemez?
  • در گدایی طالب جودی که نیست  ** بر دکانها طالب سودی که نیست 
  • Tarlalarda kim mahsul istemez, fidanlıklardan kim bir fidan ummaz?
  • در مزارع طالب دخلی که نیست  ** در مغارس طالب نخلی که نیست 
  • Medreselerde bilgi elde etmeyi istemeyen, ibadet yurtlarında Allah lütfunu dilemeyen var mı? 1365
  • در مدارس طالب علمی که نیست  ** در صوامع طالب حلمی که نیست 
  • Bütün bunlar varları, ardlarına atmışlar yokları istemekte, yoklara kul olmaktadırlar.
  • هستها را سوی پس افکنده‌اند  ** نیستها را طالبند و بنده‌اند 
  • Çünkü Allah sanatının madeni mahzeni, yokluktan başka bir yerde tecelli etmez.
  • زانک کان و مخزن صنع خدا  ** نیست غیر نیستی در انجلا 
  • Bundan önce bir remizdir söylemiştik. Sakın bunu ve onu iki görme.
  • پیش ازین رمزی بگفتستیم ازین  ** این و آن را تو یکی بین دو مبین 
  • Demiştik ki her sanat sahibi, sanatını meydana getirmek için yokluk arar.
  • گفته شد که هر صناعت‌گر که رست  ** در صناعت جایگاه نیست جست 
  • Mimar, yapılmamış bir yer, yıkılmış, tavanları çökmüş bir yurt arar. 1370
  • جست بنا موضعی ناساخته  ** گشته ویران سقفها انداخته