English    Türkçe    فارسی   

6
1444-1453

  • Kanat, doğan kuşlarını padişaha götürür, kuzgunları mezarlığa.
  • بال بازان را سوی سلطان برد  ** بال زاغان را به گورستان برد 
  • Şimdi sen, yokluğu anlatmayı bırak. Çünkü panzehire benzer de zehir sanırsın. 1445
  • باز گرد اکنون تو در شرح عدم  ** که چو پازهرست و پنداریش سم 
  • Ey kapı yoldaşı, kendine gel. Hintli çocuk gibi yokluk Mahmudundan korkma sakın.
  • هم‌چو هندوبچه هین ای خواجه‌تاش  ** رو ز محمود عدم ترسان مباش 
  • Şimdi bürünmüş olduğun varlıktan kork. O varlık hayali bir şey değildir, sen de bir şey değilsin!
  • از وجودی ترس که اکنون در ویی  ** آن خیالت لاشی و تو لا شیی 
  • Hiçbir şey olmayan bir şey, hiçbir şey olmayan bir şeye âşık olmuş; hiç var olmamış , hiç var olmamışın yolunu kesmiştir.
  • لاشیی بر لاشیی عاشق شدست  ** هیچ نی مر هیچ نی را ره زدست 
  • Bu hayaller, ortadan kalktı mı akla sığmaz şeylerin apaçık görünür sana!
  • چون برون شد این خیالات از میان  ** گشت نامعقول تو بر تو عیان 
  • “Geçip gitmiş olanlara ölüm yüzünden elem ve sıkıntı yoktur; onlar ancak ellerinde olanı kaybettiler, ona acınırlar”
  • لیس للماضین هم الموت انما لهم حسره الموت 
  • 1450.İnsanların başbuğu doğru söylemiştir: “Dünyadan geçip giden kişinin 1450
  • راست گفتست آن سپهدار بشر  ** که هر آنک کرد از دنیا گذر 
  • Ölüm yüzünden bir derdi, bir acısı yoktur.Elindekini kaçırdığından dolayı, yüzlerce acıya düşer.”
  • نیستش درد و دریغ و غبن موت  ** بلک هستش صد دریغ از بهر فوت 
  • Neden her devletin , her nimetin mahzeni olan ölümü kıble edinmedim?
  • که چرا قبله نکردم مرگ را  ** مخزن هر دولت و هر برگ را 
  • Şaşkınlığımdan bütün ömrümce hayalleri kıble edindim, onlar da ecel gelince kaybolup gittiler der.
  • قبله کردم من همه عمر از حول  ** آن خیالاتی که گم شد در اجل