English    Türkçe    فارسی   

6
232-241

  • Yok olmadıkça hiç kimseye ululuk tapısına varmaya yol yoktur.
  • هیچ کس را تا نگردد او فنا  ** نیست ره در بارگاه کبریا 
  • Göklere yücelme nedir? Şu yokluk. Âşıkların yolu da yokluktur, dini de.
  • چیست معراج فلک این نیستی  ** عاشقان را مذهب و دین نیستی 
  • Aşk yolunda yalvarma bakımından pöstekiyle çarık, Eyaz’a mihrap olmuştur.
  • پوستین و چارق آمد از نیاز  ** در طریق عشق محراب ایاز 
  • Gerçi onu padişah severdi.. İçi de güzeldi, dışı da. 235
  • گرچه او خود شاه را محبوب بود  ** ظاهر و باطن لطیف و خوب بود 
  • Fakat kendisi de kibirsiz riyasız, kinsiz bir hale gelmişti. Yüzü, padişahın güzelliğine bir anda kesilmişti.
  • گشته بی‌کبر و ریا و کینه‌ای  ** حسن سلطان را رخش آیینه‌ای 
  • Varlığından uzaklaştığı için işinin sonu da Mahmut oldu.
  • چونک از هستی خود او دور شد  ** منتهای کار او محمود بد 
  • Eyaz, kibir korkusundan çekinirdi de onun için temkini, pek kuvvetli bir hale gelmişti.
  • زان قوی‌تر بود تمکین ایاز  ** که ز خوف کبر کردی احتراز 
  • O tertemiz bir hale gelmişti. Kibrin, nefsin boynunu vurmuştu.
  • او مهذب گشته بود و آمده  ** کبر را و نفس را گردن زده 
  • Ya o düzenleri halka bir şey öğretmek için yapıyor, yahut korkudan uzak bir hikmet yüzünden böyle bir harekette bulunuyordu. 240
  • یا پی تعلیم می‌کرد آن حیل  ** یا برای حکمتی دور از وجل 
  • Yahut varlık, yokluk rüzgârları ile esip gelen bir bağ olduğundan her gün çarığını görmeyi istiyor,
  • یا که دید چارقش زان شد پسند  ** کز نسیم نیستی هستیست بند