English    Türkçe    فارسی   

6
3709-3718

  • Ağzını şarabı verene aç. Şarap geldikten sonra kadeh eksik olmaz.
  • سوی باده‌بخش بگشا پهن فم  ** چون رسد باده نیاید جام کم 
  • Ey Adem gönül bağlayan mana benim beni ara kabuğu, buğday suretini bırak. 3710
  • آدما معنی دلبندم بجوی  ** ترک قشر و صورت گندم بگوی 
  • Kum Halil için un olduktan sonra artık ey akıllı er, bil ki buğday hiçbir şey değildir.
  • چونک ریگی آرد شد بهر خلیل  ** دانک معزولست گندم ای نبیل 
  • Suret sureti olmayandan meydana gelir. Nitekim duman da ateşten çıkar.
  • صورت از بی‌صورت آید در وجود  ** هم‌چنانک از آتشی زادست دود 
  • Bu suret alemini boyuna görür durursun ayıplarını görmeye başlarsın, usanırsın bıkarsın.
  • کمترین عیب مصور در خصال  ** چون پیاپی بینیش آید ملال 
  • Fakat suretsizlik sana tam bir hayret verir. Yüzlerce alet aletsizlikten meydana çıkar.
  • حیرت محض آردت بی‌صورتی  ** زاده صد گون آلت از بی‌آلتی 
  • Tanrı elsizlik aleminde eller dokur. O canlar canı adam suretini düzer durur. 3715
  • بی ز دستی دست‌ها بافد همی  ** جان جان سازد مصور آدمی 
  • Nitekim ayrılıktan buluşmadan dolayı da gönülde çeşit, çeşit hayaller dokunur.
  • آنچنان که اندر دل از هجر و وصال  ** می‌شود بافیده گوناگون خیال 
  • Fakat hiçbir eser yapan esere benzer mi? Feryat ve figan zarara benzer mi hiç?
  • هیچ ماند این مثر با اثر  ** هیچ ماند بانگ و نوحه با ضرر 
  • Feryadın sureti vardır, zarar suretsizdir. Zarara uğrayanlar, kendi ellerini dişler dururlar, fakat zararın eli yoktur.
  • نوحه را صورت ضرر بی‌صورتست  ** دست خایند از ضرر کش نیست دست