English    Türkçe    فارسی   

6
721-730

  • Senin nefyetmenden, yoktur demenden ispat senden ürküp kaçmada. Var olanı bir türlü bulamıyorsun. İspattan bir koku alasın diye nefyettim, bilmiyorum dedim.
  • می‌رمد اثبات پیش از نفی تو  ** نفی کردم تا بری ز اثبات بو 
  • Bu sazı, nefiyle nağmelendirdim. Ölünce de ölüm, sana yaşayış sırlarını söyler.
  • در نوا آرم بنفی این ساز را  ** چون بمیری مرگ گوید راز را 
  • Peygamberin ”Ölmeden önce ölün” hadîsinin tefsiri Dirilik istersen dostum , ölmeden önce öl. İdris böyle ölümle öldü de bizce cennetlik oldu.
  • تفسیر قوله علیه‌السلام موتوا قبل ان تموتوا بمیر ای دوست پیش از مرگ اگر می زندگی خواهی کی ادریس از چنین مردن بهشتی گشت پیش از ما 
  • Bir haylidir can çekiştin ama hâlâ perde arkasındasın. Çünkü bir türlü ölemedin; halbuki ölüm, asıldı.
  • جان بسی کندی و اندر پرده‌ای  ** زانک مردن اصل بد ناورده‌ای 
  • Ölmedikçe can çekişmen, sona ermez. Merdiven tamamlanmadıkça dama çıkamazsın.
  • تا نمیری نیست جان کندن تمام  ** بی‌کمال نردبان نایی به بام 
  • Yüz ayak merdivenin iki basamağı noksan olsa dama çıkmak isteyen çıkamaz, dama nâmahrem kesilir. 725
  • چون ز صد پایه دو پایه کم بود  ** بام را کوشنده نامحرم بود 
  • Yüz kulaç ipin bir kulacı eksik olsa kovaya kuyu suyunun dolmasına imkân yoktur.
  • چون رسن یک گز ز صد گز کم بود  ** آب اندر دلو از چه کی رود 
  • Bu gemi, yükünden artık olan son batmanı da yüklemezse batmaz beyim.
  • غرق این کشتی نیابی ای امیر  ** تا بننهی اندرو من الاخیر 
  • Son yüklenen yükü asıl bil, ne iş yaparsa o yapar. Vesvese ve azgınlık gemisini o batırır.
  • من آخر اصل دان کو طارقست  ** کشتی وسواس و غی را غارقست 
  • Akıl gemisi battı mı insan, bu gök kubbeye güneş kesilir.
  • آفتاب گنبد ازرق شود  ** کشتی هش چونک مستغرق شود 
  • Ölmediğin için can çekişmen uzadı. Ey Tıraz mumu, sabahleyin sön, öl. 730
  • چون نمردی گشت جان کندن دراز  ** مات شو در صبح ای شمع طراز