English    Türkçe    فارسی   

1
1559-1568

  • یاد یاران یار را میمون بود ** خاصه کان لیلی و این مجنون بود
  • Dostların sevgiliyi anması, sevgiliye ne mutludur. Hele anan ve anılanın biri Leylâ, öbürü Mecnun olursa.
  • ای حریفان بت موزون خود ** من قدحها می‌‌خورم پر خون خود 1560
  • Ey güzel endamlı sevgilinin mahremleri! Kendi kanımla doldurduğum peymaneleri içmem reva mı?
  • یک قدح می نوش کن بر یاد من ** گر همی‌‌خواهی که بدهی داد من‌‌
  • Sevgili! Bana da bir nasip vermek istersen beni anarak bir kadeh iç!
  • یا به یاد این فتاده‌‌ی خاک بیز ** چون که خوردی جرعه ای بر خاک ریز
  • İçerken bu yerlere serilmiş düşkün âşığı yâd ederek toprağa bir yudum şarap dök!
  • ای عجب آن عهد و آن سوگند کو ** وعده‌‌های آن لب چون قند کو
  • Şaşılacak şey! Nerde o ahit, nerde o yemin? O şeker gibi dudağın verdiği vaadler hani?
  • گر فراق بنده  از بد بندهگی است ** چون تو با بدبندگی پس فرق چیس
  • Bu kulun ayrı düşmesi, fena kulluktansa... Kötüye kötülükle mukabele edersen aramızda ne fark kalır?
  • ای بدی که تو کنی در خشم و جنگ ** با طرب تر از سماع و بانگ چنگ‌‌ 1565
  • Fakat hiddetle, şiddetle senden gelen kötülük, sema’dan, çengin nağmelerinden daha zevkli, daha neşeli.
  • ای جفای تو ز دولت خوبتر ** و انتقام تو ز جان محبوبتر
  • Ey cefası devletten daha güzel, intikamı candan daha sevimli dilber!
  • نار تو این است نورت چون بود ** ماتم این تا خود که سورت چون بود
  • Ateşin bu acaba nurun nasıl? Matem, bu olunca düğünün nice?
  • از حلاوتها که دارد جور تو ** وز لطافت کس نیابد غور تو
  • Cevrinde öyle tatlılıklar var ki, malik olduğun letafet yüzünden kimse seni hakkıyla anlayamaz.