English    Türkçe    فارسی   

2
1823-1832

  • مر ملایک را نمودی سر خویش ** کاین چنین نوشی همی‏ارزد به نیش‏
  • Sen, Meleklere sırrını gösterdin. Böyle bir lezzet, kahır ve minhete değer!
  • عرضه کردی نور آدم را عیان ** بر ملایک گشت مشکلها بیان‏
  • Âdemin nurunu Meleklere açıkça arz ettin, müşküllerini halleyledin.
  • حشر تو گوید که سر مرگ چیست ** میوه‏ها گویند سر برگ چیست‏ 1825
  • Ölümün sırrını hasredilmen söyler, yaprağın hikmetini meyveler anlatır!
  • سر خون و نطفه حسن آدمی است ** سابق هر بیشیی آخر کمی است‏
  • Kanın, meninin sırrı da insanın duygusudur; her artmanın sonu da nihayet eksilme!
  • لوح را اول بشوید بی‏وقوف ** آن گهی بروی نویسد او حروف‏
  • Yazan kişi önce yazı yazacağı tahtayı yıkar, temizler; sonra ona harfleri yazar.
  • خون کند دل را و اشک مستهان ** بر نویسد بر وی اسرار آن گهان‏
  • Allah da önce gönlü kan eder, hor hakir gözyaşıyla yıkar, sonra o gönle sırları kaydeder.
  • وقت شستن لوح را باید شناخت ** که مر آن را دفتری خواهند ساخت‏
  • Yıkamakla, o levhi bir defter yapmak istediklerini bilmek, anlamak gerek.
  • چون اساس خانه‏ای می‏افگنند ** اولین بنیاد را بر می‏کنند 1830
  • Bir evin temelini atacakları vakit oradaki eski ve evvelki yapıyı yıkarlar.
  • گل بر آرند اول از قعر زمین ** تا به آخر بر کشی ماء معین‏
  • Sonunda arı duru su çıkarmak için önce yerden toprak çıkarırlar.
  • از حجامت کودکان گریند زار ** که نمی‏دانند ایشان سر کار
  • Çocuklar, hacamattan ağlarlar. Çünkü işin hikmetini bilmezler ki.