English    Türkçe    فارسی   

3
1788-1797

  • هیچ وازر وزر غیری بر نداشت ** من نیم وازر خدایم بر فراشت
  • Hiç kimse, başkasının suçunu almaz, yükünü yüklenmez… Yüklenmez ama yüklenen ben değilim ki, onların yüklerini alan, onları hafifleten Allah’tır.” dedi.
  • آنک بی وزرست شیخست ای جوان ** در قبول حق چواندر کف کمان
  • Civanım, yükü olmayan şeyhtir. Allah onu eldeki yay gibi eline almış, kabul etmiştir.
  • شیخ کی بود پیر یعنی مو سپید ** معنی این مو بدان ای کژ امید 1790
  • Şeyh kime derler? İhtiyara, yani saçı sakalı ağarmış adama derler. Fakat ey ümitsiz adam, bunun manasını bil.
  • هست آن موی سیه هستی او ** تا ز هستی‌اش نماند تای مو
  • Kara saç, kara sakal, onun varlığıdır. Varlığından tek bir kıl bile kalmamalı.
  • چونک هستی‌اش نماند پیر اوست ** گر سیه‌مو باشد او یا خود دوموست
  • Birisinin varlığı kalmadı mı pir ona derler. İster saçı sakalı siyah olsun, ister kır.
  • هست آن موی سیه وصف بشر ** نیست آن مو موی ریش و موی سر
  • O kara saç, kara sakal, insanlık sıfatıdır. Söylediğimiz kıl, sakal, bıyık kılları söylediğimiz saç baştaki değildir.
  • عیسی اندر مهد بر دارد نفیر ** که جوان ناگشته ما شیخیم و پیر
  • İsa, beşikte “Genç olmadan şeyhsiz, piriz” diye bağırır.
  • گر رهید از بعض اوصاف بشر ** شیخ نبود کهل باشد ای پسر 1795
  • Oğul, insan, insanlık sıfatlarının bir kısmından kurtuldu mu şeyh olmaz, fakat olgun bir adam olur.
  • چون یکی موی سیه کان وصف ماست ** نیست بر وی شیخ و مقبول خداست
  • İnsanlık sıfatlarından bir tek kara kıl bile kalmadı mı şeyh olur, Allah’a makbul bir adam haline gelir.
  • چون بود مویش سپید ار با خودست ** او نه پیرست و نه خاص ایزدست
  • Fakat bir adam yaşlansa da saçı sakalı ağarsa hakikatte ne pirdir, ne Allah hası!