English    Türkçe    فارسی   

3
183-192

  • آنچنان کن که دهانها مر ترا ** در شب و در روزها آرد دعا
  • Sen de öyle muamelede bulun ki ağızlar, gece gündüz sana dua edip dursunlar.
  • از دهانی که نکردستی گناه ** و آن دهان غیر باشد عذر خواه
  • Günah etmediğim ağız, başkasının özürler dileyen ağzıdır.
  • یا دهان خویشتن را پاک کن ** روح خود را چابک و چالاک کن 185
  • Yahut da kendi ağzını temizle, ruhunu çevik bir hale getir.
  • ذکر حق پاکست چون پاکی رسید ** رخت بر بندد برون آید پلید
  • Çünkü Allah adı temizdir, temizlik geldi mi pislik, pılısını pırtısını toparlayıp gider.
  • می‌گریزد ضدها از ضدها ** شب گریزد چون بر افروزد ضیا
  • Zıtlar, zıtlardan kaçar. Ziya parladı mı gece kalmaz.
  • چون در آید نام پاک اندر دهان ** نه پلیدی ماند و نه اندهان
  • Ağza temiz bir ad gelince de ne pislik kalır, ne gamlar, kederler.
  • بیان آنک الله گفتن نیازمند عین لبیک گفتن حق است
  • Yalvarırım Allah demesi, Hakk’ın Lebbeyk demesinin ta kendisidir
  • آن یکی الله می‌گفتی شبی ** تا که شیرین می‌شد از ذکرش لبی
  • Birisi her gece Allah der durur, bu zikrinden ağzı tatlılaşır, zevk alırdı.
  • گفت شیطان آخر ای بسیارگو ** این همه الله را لبیک کو 190
  • Şeytan “Ey çok söz söyleyen, bunca Allah demene karşılık onun Lebbeyk demesi nerde?
  • می‌نیاید یک جواب از پیش تخت ** چند الله می‌زنی با روی سخت
  • Allah tahtından bir cevap gelmiyor. Böyle utanmadan, sıkılmadan ne vakte dek Allah deyip duracaksın” dedi.
  • او شکسته‌دل شد و بنهاد سر ** دید در خواب او خضر را در خضر
  • Adamın gönlü kırıldı, başını yere koydu, yattı. Rüyada yeşiller giyinmiş Hızır’ı gördü.