English    Türkçe    فارسی   

3
187-196

  • می‌گریزد ضدها از ضدها ** شب گریزد چون بر افروزد ضیا
  • Zıtlar, zıtlardan kaçar. Ziya parladı mı gece kalmaz.
  • چون در آید نام پاک اندر دهان ** نه پلیدی ماند و نه اندهان
  • Ağza temiz bir ad gelince de ne pislik kalır, ne gamlar, kederler.
  • بیان آنک الله گفتن نیازمند عین لبیک گفتن حق است
  • Yalvarırım Allah demesi, Hakk’ın Lebbeyk demesinin ta kendisidir
  • آن یکی الله می‌گفتی شبی ** تا که شیرین می‌شد از ذکرش لبی
  • Birisi her gece Allah der durur, bu zikrinden ağzı tatlılaşır, zevk alırdı.
  • گفت شیطان آخر ای بسیارگو ** این همه الله را لبیک کو 190
  • Şeytan “Ey çok söz söyleyen, bunca Allah demene karşılık onun Lebbeyk demesi nerde?
  • می‌نیاید یک جواب از پیش تخت ** چند الله می‌زنی با روی سخت
  • Allah tahtından bir cevap gelmiyor. Böyle utanmadan, sıkılmadan ne vakte dek Allah deyip duracaksın” dedi.
  • او شکسته‌دل شد و بنهاد سر ** دید در خواب او خضر را در خضر
  • Adamın gönlü kırıldı, başını yere koydu, yattı. Rüyada yeşiller giyinmiş Hızır’ı gördü.
  • گفت هین از ذکر چون وا مانده‌ای ** چون پشیمانی از آن کش خوانده‌ای
  • Hızır “Kendine gel, niçin zikri bıraktın, çağırdığın addan nasıl usandın, zikrinden nasıl pişman oldun?” dedi.
  • گفت لبیکم نمی‌آید جواب ** زان همی‌ترسم که باشم رد باب
  • Adam, cevap olarak “Lebbeyk sesi gelmiyor, kapıdan sürüleceğimden korkuyorum” deyince
  • گفت آن الله تو لبیک ماست ** و آن نیاز و درد و سوزت پیک ماست 195
  • Hızır ”Senin o Allah demen, bizim Lebbeyk dememizdir. Senin o niyazın derde düşmen, yanıp yakılman, bizim haberci çavuşumuzdur.
  • حیله‌ها و چاره‌جوییهای تو ** جذب ما بود و گشاد این پای تو
  • Senin hilelere düşmen, çareler araman, seni kendimize çekmemizden, ayağını çözmemizdendir.