English    Türkçe    فارسی   

3
3309-3318

  • گندم و جو را و باقی حبوب ** می‌توانی خورد و من نه ای طروب
  • Sen buğday da yiyebilirsin, arpa da, darı, mısır gibi başka şeyler de… Hâlbuki ben bunları yiyemem.
  • این لب نانی که قسم ماست نان ** می‌ربایی این قدر را از سگان 3310
  • Böyle olduğu halde bizim kısmetimiz olan şu bir parçacık ekmeği bile kapıyorsun!
  • جواب خروس سگ را
  • Horozun köpeğe cevabı
  • پس خروسش گفت تن زن غم مخور ** که خدا بدهد عوض زینت دگر
  • Bu sözü duyan horoz, “Merak etme, Allah sana buna karşılık başka şeyler verir.
  • اسپ این خواجه سقط خواهد شدن ** روز فردا سیر خور کم کن حزن
  • Bu ev sahibinin atı sakatlanacak, yarın sabah, adamakıllı doyacaksın, kederlenme.
  • مر سگان را عید باشد مرگ اسپ ** روزی وافر بود بی جهد و کسپ
  • Atın ölümü, köpeklere bir bayram olacak… Çalışıp çabalamadan bir hayli rızık dökülüp kalacak“ dedi.
  • اسپ را بفروخت چون بشنید مرد ** پیش سگ شد آن خروسش روی‌زرد
  • Adam, bu sözü duyunca derhal atı sattı. Horozun dediği çıkmadı, köpeğe karşı mahcup vaziyette kaldı.
  • روز دیگر همچنان نان را ربود ** آن خروس و سگ برو لب بر گشود 3315
  • Ertesi günü yine horoz, ekmeği kapınca köpek ağzını açtı, dedi ki:
  • کای خروس عشوه‌ده چند این دروغ ** ظالمی و کاذبی و بی فروغ
  • “A düzenbaz horoz… Bu yalan niceye bir? Niceye bir bu zulümkârlık, bu yalancılık, bu kara yüreklilik?
  • اسپ کش گفتی سقط گردد کجاست ** کور اخترگوی و محرومی ز راست
  • Hani at sakatlanacak dediydin, nerde? Sen, düzenci körün birisin, sözünde hiçbir doğru yok!”
  • گفت او را آن خروس با خبر ** که سقط شد اسپ او جای دگر
  • Her şeyden haberi olan horoz, köpeğe “Atı sakatlandı, sakatlandı ama başka yerde.