English    Türkçe    فارسی   

4
2526-2535

  • Ben zemherinin aksiyle zemheri olmuşum. Yahut da cehennemin aksiyle cehenneme benzemişim!
  • من ز عکس زمهریرم زمهریر ** یا ز عکس آن سعیرم چون سعیر
  • Şimdi yoksul ve mazlumlara cehennemim. Vay onu zebun bulursam!
  • دوزخ درویش و مظلومم کنون ** وای آنک یابمش ناگه زبون
  • Musa aleyhisselâm'ın, Firavun'un imanına karşılık olan o dört fazileti anlatması
  • شرح کردن موسی علیه‌السلام آن چهار فضیلت را جهت پای مزد ایمان فرعون
  • Musa dedi ki: O dördün birincisi, bedenin ebedi olarak sıhhatte kalır.
  • گفت موسی که اولین آن چهار ** صحتی باشد تنت را پایدار
  • Tıp bilgisinde söylenen illetler, ey akıllı er, bedeninden uzaklaşır.
  • این علل‌هایی که در طب گفته‌اند ** دور باشد از تنت ای ارجمند
  • İkincisi, ömrün uzun olur. Ecel, ömründen çekinir! 2530
  • ثانیا باشد ترا عمر دراز ** که اجل دارد ز عمرت احتراز
  • İyi bir ömür sürdükten sonra âlemden, muradına erişmeden gitmezsin.
  • وین نباشد بعد عمر مستوی ** که بناکام از جهان بیرون روی
  • Hatta süt emer çocuğun süt istemesi gibi eceli istersin. Fakat seni esir eden bir zahmet, bir dert yüzünden değil.
  • بلک خواهان اجل چون طفل شیر ** نه ز رنجی که ترا دارد اسیر
  • Ölümü ararsın ama bir eziyete uğrayıp âciz kaldığından değil de evin harabesinde defineyi gördüğünden!
  • مرگ‌جو باشی ولی نه از عجز رنج ** بلک بینی در خراب خانه گنج
  • Bunun üzerine kazmayı eline alır da hiç düşünmeksizin evi yıkmaya başlarsın.
  • پس به دست خویش گیری تیشه‌ای ** می‌زنی بر خانه بی‌اندیشه‌ای
  • Çünkü evi, definenin perdesi görürsün. Bilir, anlarsın ki bu bir tek tane, yüzlerce harmana mâni olmaktadır. 2535
  • که حجاب گنج بینی خانه را ** مانع صد خرمن این یک دانه را