English    Türkçe    فارسی   

4
3657-3666

  • Bu dünya uykusunda gördüğün düşlerin hepsi, mahşer gününde, birer birer peyda olacaktır. (T.M.)
  • هر چه تو در خواب بینی نیک و بد ** روز محشر یک به یک پیدا شود
  • Dünya uykusunda ne yapmış isen, o uyanıklık âleminde sana aşikâr olacaktır. (T.M.)
  • آنچ کردی اندرین خواب جهان ** گرددت هنگام بیداری عیان
  • Sakın bu rüyada kötülük etmenin tabiri yoktur sanma! (T.M.)
  • تا نپنداری که این بد کردنیست ** اندرین خواب و ترا تعبیر نیست
  • Ey esir ve fakire zulmeden! Belki, senin rüyada, yani dünyada gülüşün, uyandığın mahşer gününde ağlama ve içine çekme halinde tabir edilecektir. (T.M.) 3660
  • بلک این خنده بود گریه و زفیر ** روز تعبیر ای ستمگر بر اسیر
  • Rüyadaki ağlayışını, dert ve gam ile inleyişini ise, uyanıklıkta meserret bil! (T.M.)
  • گریه و درد و غم و زاری خود ** شادمانی دان به بیداری خود
  • Ey Yusufların dersini yırtan, ey acizlere zulmetmiş olan kimse! O ağır uykudan, kurt olarak uyanırsın! (T.M.)
  • ای دریده پوستین یوسفان ** گرگ بر خیزی ازین خواب گران
  • گشته گرگان یک به یک خوهای تو ** می‌درانند از غضب اعضای تو
  • Kısastan sonra ölürsün ama ölümünden sonra da, o kan uyumaz. “Artık ben öldüm, kurtuldum” deme! (T.M.)
  • خون نخسپد بعد مرگت در قصاص ** تو مگو که مردم و یابم خلاص
  • Bu dünyanın kısası, âlemin nizamı için bir çaredir. Ahiretteki kısasa nispetle, oyuncak gibidir. (T.M.) 3665
  • این قصاص نقد حیلت‌سازیست ** پیش زخم آن قصاص این بازیست
  • Dünyadaki ceza, ahiretteki cezaya nispetle oyuncak gibi kaldığı için, Cenab-ı Hakk, dünyaya “Oyun” demiştir. (T.M.)
  • زین لعب خواندست دنیا را خدا ** کین جزا لعبست پیش آن جزا