English    Türkçe    فارسی   

6
1735-1744

  • Şuna bak sen: Bu kadar acılıklarıyla beraber yine de onun için ölüyor, ondan bir türlü kendinizi çekemiyorsunuz. 1735
  • بین که با این جمله تلخیهای او  ** مرده‌ی اویید و ناپروای او 
  • Acı imtihanı bir rahmet bil, Belh ve Merv ülkelerine sahip olmayı bir gazap say.
  • رحمتی دان امتحان تلخ را  ** نقمتی دان ملک مرو و بلخ را 
  • O İbrahim, telef olmaktan çekinmedi, ateşe atıldı, fakat yanmadı, bu İbrahim, şereften saltanattan kaçtı, kendisini ateşe attı.
  • آن براهیم از تلف نگریخت و ماند  ** این براهیم از شرف بگریخت و راند 
  • Şaşılacak şey. Ateş onu yakmadı, bunu yaktı. İstek yolunda böyle tersine nallar vardır işte!
  • آن نسوزد وین بسوزد ای عجب  ** نعل معکوس است در راه طلب 
  • Sofinin tekrar sual sorması
  • باز مکرر کردن صوفی سال را 
  • Sofi dedi ki: Yardımı dilenen Allah, kârımızı ziyansız etmeye kadirdir.
  • گفت صوفی قادرست آن مستعان  ** که کند سودای ما را بی زیان 
  • Ateşi gül ve ağaç haline getiren, bunu da zararsız bir hale getirebilir. 1740
  • آنک آتش را کند ورد و شجر  ** هم تواند کرد این را بی‌ضرر 
  • Dikenden gül çıkaran şu kışı da bahar edebilir.
  • آنک گل آرد برون از عین خار  ** هم تواند کرد این دی را بهار 
  • Her serviyi hür bir halde sere serpe yücelten, derdi de neşe haline getirir.
  • آنک زو هر سرو آزادی کند  ** قادرست ار غصه را شادی کند 
  • Onun lûtfuyla her şey, yokluktan var oldu. Var ettiğini ebedî kılarsa nesi eksilir ki?
  • آنک شد موجود از وی هر عدم  ** گر بدارد باقیش او را چه کم 
  • Bedene can verip dirilten, dirilttiğini öldürmezse ziyana mı girer?
  • آنک تن را جان دهد تا حی شود  ** گر نمیراند زیانش کی شود