English    Türkçe    فارسی   

6
649-658

  • Sözdeki birlik, daima yol vurur. Kâfirle müminin birliği, ten bakımındandır.
  • اشتراک لفظ دایم ره‌زنست  ** اشتراک گبر و مؤمن در تنست 
  • Bedenler, ağızları kapalı testilere benzerler. Her testide ne var? Sen ona bak. 650
  • جسمها چون کوزه‌های بسته‌سر  ** تا که در هر کوزه چه بود آن نگر 
  • O beden testisi, âbıhayatla doludur, bu beden testisi ölüm zehriyle.
  • کوزه‌ی آن تن پر از آب حیات  ** کوزه‌ی این تن پر از زهر ممات 
  • İçindekine bakarsan padişahsın, dışına bakarsan yolunu azıttın gitti.
  • گر به مظروفش نظر داری شهی  ** ور به ظرفش بنگری تو گم‌رهی 
  • Söz,bil ki şu bedene benzer, manâsı da içindeki candır.
  • لفظ را ماننده‌ی این جسم دان  ** معنیش را در درون مانند جان 
  • Baş gözü, daima bedeni görür, can gözü ise, hünerli canı.
  • دیده‌ی تن دایما تن‌بین بود  ** دیده‌ی جان جان پر فن بین بود 
  • Mesnevi’nin sözlerindeki suret de surete kapılanı azdırır, yolunu kaybettirir, manâya bakan kişiye de yol gösterir, doğru yolu buldurur. 655
  • پس ز نقش لفظهای مثنوی  ** صورتی ضالست و هادی معنوی 
  • Allah da “Bu Kur’an, gönül yüzünden bazılarına doğru yolu gösterir, bazılarının da yolunu azıtır” buyurmuştur.
  • در نبی فرمود کین قرآن ز دل  ** هادی بعضی و بعضی را مضل 
  • Arif, şarap dedi mi Allah için olsun abes görme. Arife nasıl olur da bir şey yok olur?
  • الله الله چونک عارف گفت می  ** پیش عارف کی بود معدوم شی 
  • Sen, şeytanın içtiği şarabı anlarsan Allah şarabını nereden düşünebileceksin?
  • فهم تو چون باده‌ی شیطان بود  ** کی ترا وهم می رحمان بود