English    Türkçe    فارسی   

2
972-981

  • چون عمل کردی شجر بنشاندی ** اندر آخر حرف اول خواندی‏
  • İşe girişip de ağaç diktin mi ilk harfi, sonunda okudun demektir.
  • گر چه شاخ و برگ و بیخش اول است ** آن همه از بهر میوه مرسل است‏
  • Gerçi dal, yaprak ve kök evveldir ama onların hepsi de meyve için vücut bulur.
  • پس سری که مغز آن افلاک بود ** اندر آخر خواجه‏ی لولاک بود
  • Feleklerin dimağı olan o baş da bunun için en sonunda “ Levlâk” sırrına mazhar oldu.
  • نقل اعراض است این بحث و مقال ** نقل اعراض است این شیر و شگال‏ 975
  • Bu sözler arazların nakline ait bahislerdir. Bu aslan ve tuzak, hep bunun içindir.
  • جمله عالم خود عرض بودند تا ** اندر این معنی بیامد هل أتی‏
  • Bütün âlem, esasen arazdı. “ Hel Etâ” suresi, bu manayı izah için geldi.
  • این عرضها از چه زاید از صور ** وین صور هم از چه زاید از فکر
  • Bu arazlar neden doğar? Suretlerden. Ya bu suretler neden vücuda gelir? Düşüncelerden.
  • این جهان یک فکرت است از عقل کل ** عقل چون شاه است و صورتها رسل‏
  • Bu cihan, Akl-ı Küll’ün bir düşüncesinden ibarettir. Akıl, padişaha benzer, suretler de peygamberlere.
  • عالم اول جهان امتحان ** عالم ثانی جزای این و آن‏
  • İlk âlem, imtihan âlemidir. İkinci âlem şunun bunun yaptıklarının mükâfat ve mücazatını görme âlemidir.
  • چاکرت شاها جنایت می‏کند ** آن عرض زنجیر و زندان می‏شود 980
  • Padişahım, kulun hain olsa o araz, yani hainliği, zincir ve zindan olmakta.
  • بنده‏ات چون خدمت شایسته کرد ** آن عرض نه خلعتی شد در نبرد
  • Yerinde ve değerinde bir hizmette bulunsa, savaşta bir yararlık gösterse o araz da bir hil’at şeklinde temessül etmekte.