English    Türkçe    فارسی   

4
2991-3000

  • هیچ نبود منکری گر بنگری ** منکری‌اش بهر عین منکری
  • Dikkat edersen görürsün ki hiçbir münkirin inkârı, sırf inkâr için değildir...
  • بل برای قهر خصم اندر حسد ** یا فزونی جستن و اظهار خود
  • Hasedinden düşmanı kahretmek, yahut üstün olmayı dilemek, kendini göstermek içindir.
  • وآن فزونی هم پی طمع دگر ** بی‌معانی چاشنی ندهد صور
  • O üstünlük isteği de başka bir tamahladır... hâsılı mânalar olmadıkça suretlerin bir lezzeti olamaz!
  • زان همی‌پرسی چرا این می‌کنی ** که صور زیتست و معنی روشنی
  • İşte onun için “Neden bunu yapıyorsun?” diye sorarsın... çünkü suretler zeytin yağıdır mâna ışık.
  • ورنه این گفتن چرا از بهر چیست ** چونک صورت بهر عین صورتیست 2995
  • Değilse bu “Neden” sözü neden? Çünkü suret, ancak o suret için olsaydı “Neden bunu yapıyorsun?” diye sormazdın ki!
  • این چرا گفتن سال از فایده‌ست ** جز برای این چرا گفتن بدست
  • Bu “Neden” diye sormak, bir şey öğrenmek içindir... bundan başka bir suretle neden diye sormak kötüdür.
  • از چه رو فایده‌ی جویی ای امین ** چون بود فایده این خود همین
  • Ey emin adam, bunun faydası, sırrı bundan ibaretse neden hikmetini arıyorsun ya!
  • پس نقوش آسمان و اهل زمین ** نیست حکمت کان بود بهر همین
  • Göğün ve yer ehlinin suretleri, ancak bu suretler için yaratılmışsa bunda bir hikmet yoktur ki!
  • گر حکیمی نیست این ترتیب چیست ** ور حکیمی هست چون فعلش تهیست
  • Bir hikmet sahibi yoksa bu tertip nedir... bir hikmet sahibi varsa işi nasıl boş ve abes olabilir?
  • کس نسازد نقش گرمابه و خضاب ** جز پی قصد صواب و ناصواب 3000
  • Doğru, yanlış, bir şey düşünmeksizin ne kimse hamama bir resim yapar, ne bir yeri boyar!
  • مطالبه کردن موسی علیه‌السلام حضرت را کی خلقت خلقا اهلکتهم و جواب آمدن
  • Musa aleyhisselâm’ın Tanrı’ya “Neden halkı yarattın,sonrada onları helak adiyorsun?” diye sorması ve Tanrı’nın cevabı