English    Türkçe    فارسی   

5
4223-4232

  • هر دمی مرگی و حشری دادیم  ** تا بدیدم دست برد آن کرم 
  • Her an bana bir ölüm, bir haşir verdin de o keremin neler yaptığını gördüm.
  • هم‌چو خفتن گشت این مردن مرا  ** ز اعتماد بعث کردن ای خدا 
  • Senin yeniden dirilteceğine güvenim var; o yüzden bu ölüm, bana uyku gibi görünmede ey Tanrı.
  • هفت دریا هر دم ار گردد سراب  ** گوش گیری آوریش ای آب آب  4225
  • Her an yedi denize de serap olsa ey suyun suyu, sen onu kulağından tutar, getirirsin.
  • عقل لرزان از اجل وان عشق شوخ  ** سنگ کی ترسد ز باران چون کلوخ 
  • Akıl, ecelden titrer durur, halbuki aşk, neşe içindedir. Taş, toprak parçası gibi yağmurdan korkar mı hiç?
  • از صحاف مثنوی این پنجمست  ** بر بروج چرخ جان چون انجمست 
  • Bu cilt, Mesnevi'nin beşinci cildidir. Can göğünün burçlarındaki yıldızlara benzer.
  • ره نیابد از ستاره هر حواس  ** جز که کشتیبان استاره‌شناس 
  • Yıldızları tanıyan gemiciden başkasının duyguları, yıldızla yol bulamaz.
  • جز نظاره نیست قسم دیگران  ** از سعودش غافلند و از قران 
  • Başkaları, yıldızları ancak seyrederler, ne kutlularından haberleri vardır, ne kırandan.
  • آشنایی گیر شبها تا به روز  ** با چنین استارهای دیوسوز  4230
  • Geceleri tâ sabahlara kadar böyle şeytanları yakıp yandıran yıldızlarla aşinalık et.
  • هر یکی در دفع دیو بدگمان  ** هست نفط‌انداز قلعه‌ی آسمان 
  • Her biri, kötü zanna kapılmış Şeytanı defetmek için gök kalesinden âdeta neft atmaktadır.
  • اختر ار با دیو هم‌چون عقربست  ** مشتری را او ولی الاقربست 
  • Yıldızlar, Şeytana akrep gibidirler, fakat müşteriye en yakın bir dosttur onlar.