English    Türkçe    فارسی   

3
3994-4003

  • آن ز دور آسان نماید به نگر ** که به آخر سخت باشد ره‌گذر
  • Burada gecelemek, uzaktan kolay görünür ama bu geçit sonunda güçleşir!
  • خویشتن آویخت بس مرد و سکست ** وقت پیچاپیچ دست‌آویز جست 3995
  • Nice kişiler vardır ki kasınır, böbürlenir... Fakat elem ve ıstırap zamanında yapışacak, el atacak bir şey arar!
  • پیشتر از واقعه آسان بود ** در دل مردم خیال نیک و بد
  • Savaştan önce halkın gönlüne iyi ve kötü hayal kolay görünür.
  • چون در آید اندرون کارزار ** آن زمان گردد بر آنکس کار زار
  • Fakat adam savaşa girdi mi iş o zaman sarpa sarar!
  • چون نه شیری هین منه تو پای پیش ** کان اجل گرگست و جان تست میش
  • Mademki aslan değilsin, ileriye ayak atma. Çünkü ecel kurttur, canınsa koyun!
  • ور ز ابدالی و میشت شیر شد ** آمن آ که مرگ تو سرزیر شد
  • Yok… Eğer Abdal’dan olmuşsan, koyunun aslan haline gelmişse korkma, emin bir halde gel ileri… Ölümün sana mağlûp olur, bir şey yapamaz!
  • کیست ابدال آنک او مبدل شود ** خمرش از تبدیل یزدان خل شود 4000
  • Abdal kimdir? Varlığı değişmiş olan, Allah’ın değiştirmesiyle şarabı sirke kesilen!
  • لیک مستی شیرگیری وز گمان ** شیر پنداری تو خود را هین مران
  • Fakat sarhoşsan kendini aslanları bile tutarım, emrime ram ederim sanıyor, sarhoşlukla aslan olduğunu zannediyorsan kendine gel, sakın ileri atılma!
  • گفت حق ز اهل نفاق ناسدید ** باسهم ما بینهم باس شدید
  • Allah, doğru yolu bulmamış kötü münafıklar hakkında “Onların savaşmaları, kendi aralarında şiddetlenir” dedi.
  • در میان همدگر مردانه‌اند ** در غزا چون عورتان خانه‌اند
  • Kendi kendilerine kaldılar mı er kesilirler. Fakat savaşta evdeki karılara dönerler.