English    Türkçe    فارسی   

4
3404-3413

  • دیگر آنک چشم من روشن‌ترست ** دیگر آنک خلقت من اطهرست
  • Sonra bir de benim gözüm pek aydındır... bir de şu var: Yaradılışım tertemizdir benim.
  • زانک هستم من ز اولاد حلال ** نه ز اولاد زنا و اهل ضلال 3405
  • Çünkü ben, helâlzadeyim... zinadan olma ve sapıklardan değilim ben.
  • تو ز اولاد زنایی بی‌گمان ** تیر کژ پرد چو بد باشد کمان
  • Sense şüphe yok ki zinadan olmasın... yay kötü oldu mu ok eğri gider!”
  • تصدیق کردن استر جوابهای شتر را و اقرار کردن بفضل او بر خود و ازو استعانت خواستن و بدو پناه گرفتن به صدق و نواختن شتر او را و ره نمودن و یاری دادن پدرانه و شاهانه
  • Katırın,devenin cevaplarını tasdik edip onun üstünlüğünü ikrar etmesi,ondan yardım dileyip doğru bir yürekle ona sığınması,devenin katıra iltifatı,yol göstermesi ve babacasına,padişahcasına ona yardım etmesi
  • گفت استر راست گفتی ای شتر ** این بگفت و چشم کرد از اشک پر
  • Katır doğru dedin ey deve dedi... bu sözü söyler söylemez de gözleri yaşlarla doldu.
  • ساعتی بگریست و در پایش فتاد ** گفت ای بگزیده‌ی رب العباد
  • Bir müddet ağladı, devenin ayağına kapandı; dedi ki: Ey kulların Tanrısınca seçilmiş er,
  • چه زیان دارد گر از فرخندگی ** در پذیری تو مرا دربندگی
  • Lûtfetsen de beni kulluğa kabul etsen ne ziyana girersin?
  • گفت چون اقرار کردی پیش من ** رو که رستی تو ز آفات زمن 3410
  • Deve, mademki huzurumda ikrar ettin dedi... yürü, zamanenin âfetlerinden kurtuldun.
  • دادی انصاف و رهیدی از بلا ** تو عدو بودی شدی ز اهل ولا
  • İnsafa geldin, belâdan halâs oldun; düşmandın muhabbet ehline katıldın!
  • خوی بد در ذات تو اصلی نبود ** کز بد اصلی نیاید جز جحود
  • Kötü huy zaten senin aslında yoktu... aslı kötü olandan inattan, kötülükten başka bir şey gelmez.
  • آن بد عاریتی باشد که او ** آرد اقرار و شود او توبه‌جو
  • Fakat aslında kötülük olmayan ve iğreti olarak kötü huylara sahip olan, kötülüğünü ikrar eder, tövbe etmeyi diler.