English    Türkçe    فارسی   

6
1375-1384

  • گر انیس لا نه‌ای ای جان به سر  ** در کمین لا چرایی منتظر  1375
  • Eğer bir yuvaya enis olmuşsan neden yokluk pususunda bekliyorsun a canım?
  • زانک داری جمله دل برکنده‌ای  ** شست دل در بحر لا افکنده‌ای 
  • Elinde ne var, ne yoksa hepsinden gönlünü çekmiş, gönül oltasını yokluk denizine salmışsın.
  • پس گریز از چیست زین بحر مراد  ** که بشستت صد هزاران صید داد 
  • Öyle olduğu halde bu murat denizinden kaçışın neden? O denizden oltana yüz binlerce av düştü.
  • از چه نام برگ را کردی تو مرگ  ** جادوی بین که نمودت مرگ برگ 
  • Neden kârın adını ölüm taktın? Büyüye bak ki kâr sana ölüm görünmede.
  • هر دو چشمت بست سحر صنعتش  ** تا که جان را در چه آمد رغبتش 
  • Onun büyüsündeki sanat, iki gözünü de bağladı da canlar, kuyuya rağbet ettiler.
  • در خیال او ز مکر کردگار  ** جمله صحرا فوق چه زهرست و مار  1380
  • Allah hilesiyle hayaline kuyunun üstündeki ova tamamı ile yılan zehrinden ibaret görünür.
  • لاجرم چه را پناهی ساختست  ** تا که مرگ او را به چاه انداختست 
  • Hâsılı kuyuyu, sığınılacak yer sanır, nihayet ölüm de onu kuyuya atar.
  • اینچ گفتم از غلطهات ای عزیز  ** هم برین بشنو دم عطار نیز 
  • Söylediğim bu çeşit yanlışları Attar’ın sözlerinden dinle azizim!
  • قصه‌ی سلطان محمود و غلام هندو 
  • Sultan Mahmutla Hintli köle
  • رحمة الله علیه گفته است  ** ذکر شه محمود غازی سفته است 
  • Allah rahmet etsin, hikâye etmiş, Gazi padişah Mahmud’u anarak inciler delmiştir.
  • کز غزای هند پیش آن همام  ** در غنیمت اوفتادش یک غلام 
  • Hint savaşında o ulu ve temiz kişi bir köle elde etti.