English    Türkçe    فارسی   

3
1781-1790

  • درچنان روز و شب بی‌زینهار ** ما به اکرام تویم اومیدوار
  • Öyle bir amansız günde senin ihsanına ümit bağlamışız.
  • دست ما و دامن تست آن زمان ** که نماند هیچ مجرم را امان
  • Hiçbir mücrime aman verilmeyen o gün el bizim, etek senin!
  • گفت پیغامبر که روز رستخیز ** کی گذارم مجرمان را اشک‌ریز
  • Peygamber, “Kıyamet günü suçluları ağlar, inler bir halde nasıl terk ederiz?
  • من شفیع عاصیان باشم بجان ** تا رهانمشان ز اشکنجه‌ی گران
  • Ben o gün canla başla onların suçlarını affettirir, onlara şefaat eder, onları ağır işkencelerden kurtarırım.
  • عاصیان واهل کبایر را بجهد ** وا رهانم از عتاب نقض عهد 1785
  • Suçluları, büyük günahlarda bulunanları çalışıp çabalar, ne yapıp yapıp Allah azabından halâs ederim.
  • صالحان امتم خود فارغ‌اند ** از شفاعتهای من روز گزند
  • Ümmetimin iyileri zaten kurtulurlar, o azap günü benim şefaatime ihtiyaçları olmaz.
  • بلک ایشان را شفاعتها بود ** گفتشان چون حکم نافذ می‌رود
  • Hatta onlar bile suçlulara şefaat ederler, onların bile sözleri geçer, hükümleri yürür.
  • هیچ وازر وزر غیری بر نداشت ** من نیم وازر خدایم بر فراشت
  • Hiç kimse, başkasının suçunu almaz, yükünü yüklenmez… Yüklenmez ama yüklenen ben değilim ki, onların yüklerini alan, onları hafifleten Allah’tır.” dedi.
  • آنک بی وزرست شیخست ای جوان ** در قبول حق چواندر کف کمان
  • Civanım, yükü olmayan şeyhtir. Allah onu eldeki yay gibi eline almış, kabul etmiştir.
  • شیخ کی بود پیر یعنی مو سپید ** معنی این مو بدان ای کژ امید 1790
  • Şeyh kime derler? İhtiyara, yani saçı sakalı ağarmış adama derler. Fakat ey ümitsiz adam, bunun manasını bil.